kategoriler

Şifalı Bitkilerde Değişkenlik Faktörü



Şifalı Bitkilerde Değişkenlik Faktörü

Ambalajsız bitkisel ürünlerin sağlayacağı yararlardan neden emin olamazsınız? Bunun birçok nedeni var.

 

Genetik nedenler: Bir bitkinin farklı nesilleri, etki etme gücü bakımından genetik farklılıklara sahiplerdir. Örneğin; antiseptik kanotu bitkisinin aktif bir biyolojik bileşeni olan sanguinarin, bitkilerin farklı genetik özellikleri nedeniyle bitkiden bitkiye on değişik seviyede karşınıza çıkabilir. Bu farklılık belirli kekik türleri arasında on hatta yüz farklı seviyeye bile ulaşır.

 

Yetişme Koşulları: Bu koşullar bitkinin sağlıklı ve etkili olmasını doğrudan etkiler. Besin fakiri topraklarda, uygunsuz iklim şartları altında yetişen bitkiler; zengin topraklarda ve ideal iklim koşullarında yetişenlerle aynı etkiye sahip olmaz. (Şaşıracaksınız ama uygun olmayan şartlarda yetişen bitkilerin ilaç özelliği taşıyan bileşenlerinin seviyesi, genelde çok daha yüksek seviyelerde çıkmaktadır)

 

Hasat Zamanı ve Yöntemi: Olgun bir şeftali ile henüz olgunlaşmamış bir şeftali arasındaki tat, doku ve körpelik ve sululuk farkını bir düşünün. Şüphesiz, bitkiler meyveler gibi olgunlaşmaz; fakat aktif bir bileşenlerinin yoğunluğu yaşam süreçleri boyunca hatırı sayılır derecede değişir. Ginseng köklerinden optimal yarar elde etmek için, bu kökleri en azından beş yıllık olmadan önce toplamamak gerekir; fakat bazı üreticiler bitkiyi bir an önce pazara sokmak için çok daha erken dönemlerde toplamaktadırlar. Bu yüzden de erken toplanan bu köklerin aktif bileşenleri, ister istemez yeterli seviyeye ulaşamamaktadırlar.

 

Kurutma: Yaze otlar çok daha caziptir. Bir demet taze nane ile kurutulmuş naneyi gözünüzün önüne getirin. her ikisi de nane kokar; fakat tane nanenin yaprakları çok daha aromatiktir. Bu da, bitkinin şifalı yağının taze nane yapraklarında çok daha fazla olduğunu gösterir. Bir bitkiyi her kokladığınızda, bitki esansının ve gücünün küçük bir bölümünü yitirir; çünkü bitkinin tesir gücü burnunuzdaki koku alıcıları tarafından yakalanan aromatik moleküllerindedir. Bu moleküller bitkiden bir kez ayrıldılar mı bir daha geri gelmezler.

 

Şüphesiz, bitkiler tazeliklerini çok uzun süre koruyamazlar. Bu yüzden, herbalistler aylarca çok daha kolay bir şekilde saklanabilen otlar kullanarak reçeteler geliştirme uğraşındadırlar; fakat bitkiyi ne kadar uzun süre saklarsanız, gücünü o derece yitirir. Işık, oksijen ve ısı bitkideki kimyasal değişimi tetikler ve zaman içinde, bitki gücünü gittikçe daha fazla yitirir ve bayatlar. Herbalistlerin büyük bir kısmı bu nedenle, kurutulmuş bitkilerin hava geçirmeyen, koyu renk camdan yapılmış kavanozlarda ve serin yerlerde saklanmasını tavsiye ediyorlar. Bitkinin uygun yöntemlerle saklanması, raf ömrünü inanılmaz ölçülerde uzatır.

 

Paketleme: Bir bitkisel ilacın gücünü yitirmediğinden emin olmak için bunu bir alkol eriyiği olarak ya da gliserin özütü halinde satın almak en iyisidir. Bu iki yöntem bitkinin gücünün bir yıl yada daha uzun bir süre etkili kalmasını sağlar. Aynı şey poşet çaylar, toz haline getirilmemiş bitkiler ya da bitki kapsülleri için antioksidanlar eklenerek muhafaza edilmemişlerse söylenemez. Bunlar ısı, ışık ve oksijenden son derece hızlı bir şekilde etkilenerek etkilerini yitirirler.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar