kategoriler

Depresyon İçin Bitkiler



Depresyon İçin Bitkiler

Herkesin zaman zaman efkarlandığını söylemeye gerek yok. Bu­nunla birlikte, depresyon şiddetini hiçbir şekilde yitirmeyen ciddi bir bozukluktur. Eğer depresyon haliniz sürekliyse, tedavisi için bir dok­tora başvurmanız gerekir. Bu arada, size yararı olacak bazı bitkiler de mevcuttur.

 

Meyan kökü (Glycyrrhiza glabra)

 

Me­yan kökünün içerdiği bileşiklerden en az sekiz tanesi, güçlü anti depresan özellikler gösteren MAO inhibitörlerindendir.

 

Eğer depresyonla baş etmek için meyan kökü kullanmak isterse­niz, bu bölümde tarifini verdiğim bitki çaylarından herhangi birine bi­raz meyan kökü eklemeniz yeterli olacaktır. Meyan kökü ve özütleri -günde üç bardağa kadar- makul miktarlarda alındığı taktirde güvenliyse de, uzun süreli kullanımı ya da belirtilen miktarlardan fazla alınması halinde baş ağrısı, uyuşukluk, vücutta aşın tuz ve su tutulması, aşın po­tasyum kaybı ve yüksek tansiyona neden olabilir.

 

San kantaron (Hypericum perforatum)

 

Bu bitkinin, kurudukça kırmızı bir renk alan, yıldız şeklindeki sarı çiçeklerinin görüntüsü bile depresyondaki bir insanın kendisini iyi hissetmesine yeterlidir. Bu bitkinin halk arasında anksiyete ve depresyon te­davisinde kullanıldığına dair çok sayıda halk hikayesi anlatılmaktadır. Modern bilim de, o zamanların herbalistlerinin haklı olduğunu otaya çıkarmıştır.

 

Yapılan klinik çalışmalar, bu bitkinin içeriğindeki aktif bileşiklerden yalnızca bir tanesi olan hipersinin anksiyete, depresyon ve değersizlik hissi gibi durumların tedavisin­de çok önemli ilerlemeler sağladığını ortaya koymuştur. Bazı araştırmalar hipersinin, amitriptilin ve imprimin gibi bazı sentetik ilaçlardan çok daha güçlü anti depresan etki­leri olduğunu kanıtlamıştır. Bundan da iyisi, hipersinin yan etkileri yok denecek kadar az­dır. Hatta bazı araştırmacılara göre hiçbir yan etkisi yoktur.

 

Yapılan çeşitli araştırmalar, sarı kantaronun, ciddi derecedeki depresyon hastalarının en büyük sıkıntısı olan uyku düzensizliklerini de tedavi ettiğini göstermiştir. Yapılan bir çalışmada, Alman araştırma­cılar hafif depresyon geçiren 105 hastaya sarı kantaron vermişler. Sarı kantaron vermedikleri aynı durumdaki bir başka grupla karşılaştırdık­larında, sarı kantaron verilen grubun daha iyi uyuduğunu ve daha az keder hali, savunmasızlık, umutsuzluk, bitkinlik ve baş ağrısı şikayet­leri gösterdiğini tespit etmişlerdir. Aynı zamanda herhangi bir yan et­ki de görülmemiştir.

 

Bazı araştırmacılar sarı kantaronun bu etkilerini içerdiği MAO inhibitörlerine bağlarken, yapılan bazı araştırmalar MAO inhibitörlerinin etkilerinin o kadar büyük olmadığını gösteriyor. Maryland’deki National Instute of Mental Health doktorlarından Jerry Cott, hypericumun önde gelen anti depresanlardan olmasına rağmen, olduğunu san­dığımızdan çok daha az bir MAO inhibitörü etkisine sahip olduğunu söylemişti.

 

E komisyonu sarı kantarona depresyon ilacı olarak övgüler yağdı­rıyor. Eğer sarı kantaronu denemek isterseniz; bir bardak kaynamış suya ekleyeceğiniz bir-iki çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaronu on dakika kadar demlenmeye bırakın ve sonra için. Dr. Varro Tyler’e göre dört ila altı hafta boyunca, günde bir ya da iki bardak alınırsa, sarı kantaron çayı son derece etkilidir. Dr. Tyler, sarı kantaronun içerdiği bileşiklerin, birkaç değişik şekilde bir araya gelerek, hafif depresyon vakalarının tedavisinde etkili olduklarını söylüyor. Bu bi­leşiklerin oluşturduğu kombinasyonun avantajı, çok daha az yan et­kilere neden olmasıdır.

 

Eğer hamileyseniz sarı kantaron kullanmayın ve kullanırken şid­detli güneş ışınına maruz kalmayın çünkü bu bitki, cildi güneşe karşı çok daha hassaslaştırmaktadır.

 

MAO İNHİBİTÖRLERİNE DİKKAT EDİN

 

Düzenli olarak MAO inhibitörleri ya da MAO inhibitörleri içeren bitkileri kul­lananlar, bazı yiyecek-içecekler ile birtakım ilaçlardan uzak durmalıdırlar. Sa­kınılması gereken yiyecek-içecekler alkollü içkiler, tütsülenmiş ve turşu ya­pılmış yiyeceklerdir. İlaçlar ise; soğuk algınlığı ve saman nezlesi ilaçları ile amfetaminler, narkotikler, triptofan ve tirosindir.

 

Zencefil (Zingiber offlcinale)

 

Sıra dışı lezzetinin yanı sıra, zen­cefili anti depresan olarak kullandığınız diğer bitkilerle birlikte almanız için birçok neden var. Birçok halk hikayesinde, zencefilin anksiyete ve depresyon tedavisinde kullanıldığı anlatılır.


Semizotu (Portulaca oleracea)

 

Birçok kişi, depresyondaysanız semizotu yiyin der ve yalnızca yemek bile -eğer doğru şeyleri yiyorsa­nız- derman olabilir. Magnezyum ve potasyum mineraller içeren be­sinlerin anti depresan etkileri olduğu bilinmektedir. Bu mineraller ba­kımından son derece zengin bir kaynak olan semizotu, aynı zamanda da aralarında kalsiyum, folat (folik asidin doğal hali) ve lityumun da bulunduğu, anti depresan özellikler gösteren maddeleri de bünyesin­de bolca barındırır. Aslına bakarsanız, semizotunun kuru ağırlığı dik­kate alındığında, içeriğinin % 16’sından fazlası anti depresan maddedir.

 

Biberiye (Rosmarinus officinalis)

 

Biberiye yağı aromaterapistlerin depresyon tedavisinde kullandıkları en önemli malzemelerden bir tane­sidir. birkaç damla biberiye yağı karıştırılmış bitkisel yağ ya da masa losyonuyla yapılan bir masajın zararı olacağım hiç sanmıyoruz. Biberiye yağı merkezi sinir sistemini uyaran sineol adlı bir bileşik içerir.

 

Aromaterapistlerin depresyon tedavisinde kullanılmasını önerdikleri diğer bitkisel yağlar ise; bergamot, fesleğen, papatya, adaçayı, yase­min, lavanta, portakal çiçeği yağı, muskat ve ylang-ylang yağlardır. Bu yağlan yalnızca haricen kullanmanız gerektiğini unutmayın.

 

Ginko (Ginkgo biloba)

 

Yapılan araştırmalarda, ginkonun depres­yon hastalan üzerinde, özellikle de yaşlılıktan dolayı beyne kan gidişi­nin azaldığı vakalarda yararlı olduğu gözlemlenmiştir. Avrupalı bilin insanları yaptıkları bir çalışmada, beyne kan akışında sorun olan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen, çok yaşlı insanlardan oluşan 40 kişilik bir araştırma grubu oluşturmuşlardı. Araştırmacılar deneklere günde üç kez 80 mg. ginko özütü veriyorlardı. Gruptakilerin depresyon so­runları ve zihinsel yetilerinde büyük bir düzelme kaydedilmişti.

 

Avrupa’da yapılan araştırmalar, standardize edilmiş ginko özütünün hafıza kaybı ve dolaşım bozukluğu da dahil olmak üzere, yaşlılığa bağlı birçok hastalıkta kullanılabileceğini kanıtlamıştır. Stan­dart bir ginko preparatı, yani 50:1 lik bir özütü, 50 tane ginko yapra­ğından oluşur. Bu özütü sağlıklı gıda dükkanlarından temin edebilirsi­niz. Eğer ginko kullanmaya karar verirseniz günde 60 ila 240 mg. ara­sında değişen miktarlarda alabilirsiniz fakat bu miktarların üzerine çık­mayın. Zira daha yüksek dozlar diyare, alınganlık ve huzursuzluk gibi yan etkilere neden olabilir.

 

Sibirya ginsengi (Eleuthhero- coccus senticossus)

 

Laboratuar hayvanlan ile yapılan araştırmalar Sibirya ginsenginin bir MAO inhibitörü.gibi işlev gördüğünü gös­termiştir. Bitki depresyon hastala­rında rahatlatıcı etkiler göster­mektedir. MAO inhibitörü etkisi gösteren diğer bitkiler arasında kimyon, kereviz, kişniş, dereotu, rezene ve muskatı sayabiliriz.

 

B vitamini açısından zengin besinler

 

Sinir taşıyıcılar, yani si­nirler tarafından aralarında ha­berleşmek ve görevlerini uygun bir şekilde yerine getirmek için kullanılan kimyasallar, depres­yonda çok önemli bir rol oynar­lar. Beslenme uzmanları, yeterince B vitamini (folat ve B6 ile B12 vita­minleri) alımının, sinir taşıyıcı kimyasalların düzeyinin yüksek kalma­sını sağladığını belirtmektedirler.

 

Folat benekli fasulye, kuru fasulye, kuşkonmaz, ıspanak; brokoli. bamya ve Brüksel lahanası gibi sebzelerde bolca bulunur. B6 vitamini ise en çok karnabahar, suteresi, ıspanak, muz, bamya, soğan, brokoli. kabak kara lahana, lahana, Brüksel lahanası, bezelye ve turpta bulu­nur. Gıdalarınıza fenilalanin adlı aminoasidi de ekleyebilirsiniz. Yapı­lan bir araştırmada; B6 vitamini ve fenilalanin takviyeleri verilen ileri derecede depresyon hastalarının % 75’inde, oldukça hızlı bir iyileşme görülmüştür.

Sponsorlu Bağlantılar



Yorum Yap

Sponsorlu Bağlantılar

Son Yorumlar